Michelle Thorne, bütün o alımlı hatlarıyla odanın tam ortasında duruyordu. Bal gibi sarı saçları omuzlarına dökülürken, göğüsleri sıkı siyah file çorapların üstünde yükseliyordu. O kadın, masum öğretmen maskesini atmış, içindeki vahşi yaratığı ortaya çıkarmıştı. Öğrenci karşısında diz çökmüştu; gözlerinde hem çekingenlik hem de sapkın bir arzu vardı. Michelle’nin elinde tuttuğu kalem, aniden yerini sertçe inleten yarak kavrayışına bıraktı.
Öğrencinin suratına bakıyor, o deli dolu bakışlarla yavaş yavaş yaklaşıyor, ağzını açık bırakması için adeta zorlayarak saksosunu fena halde sıkıştırıyordu. Yarağın ucunu kapısına götürdüğünde, Michelle’nin dili yaramazca orada kayıyor, salyalar yatağına bulaşıyordu. “Daha derin em,” diye hırladı süzülen nefesiyle, kırmızı rujlu dudağını sapasağlam kenetleyip içine saniyeler içinde yediği boktan orgazm yolculuğunu başlatıyordu.
Saki ve amcık arasında gidip gelen elleriyle onu iyice coşturduktan sonra yerlere bıraktığı kıçına saldırdı. Fileli bacakları arasından kaydıra kaydıra saksoyu kurtardı ve öğrenciye dayayarak köklemeye başladı. Her vuruşunda Michelle’nin sıcak bedeni titriyor, yumruk büyüklüğündeki göğüsleri sallanıyor; amcığını daha önce hiç olmadığı kadar sulu hale getiriyordu. Göz göze gelip gülerek “Al bakalım bitir şimdi,” dediği an, içindeki hayvan dışarı çıktı; öyle bir kökleme art arda geldi ki öğrenci kendinden geçti.
Kadının sesi ve nefesi karışık bir şekilde odayı doldururken, köklemenin hızı ve sertliği gittikçe tırmanıyordu. Yarağın her iniş çıkışıyla amcık sarkarken Michelle acayip bir şekilde inliyordu; o an anladın ki bu işte sınır tanımayacaktı. Son vuruşla beraber ikisi de patladı; kabaran damarlar ve yayılan ıslaklık odanın her köşesine yayıldı. Michelle eğilip alnını öğrencinin alınasına dayadı; ter içinde kalmış ama memnuniyetle dolup taşan bir dişi olarak yerde ödüllendirilmişti artık.
