Odaya yayılan o yoğun erotizm kokusu, ikilinin arasındaki havayı iyice kızıştırmıştı. Kadın, ellerini masaya bastırıp sırtını kamburlaştırarak adamın üzerine doğru eğildi. Yarağının sertliği, kadının amcığını tanıdığı gibi içeri girmeye başlarken, nefesleri hızlandı; her dayayışıyla birlikte derinlerde bir yerlere saplanıyordu. Adamın parmakları kadının belinde güçlü bir kavrama yapıyor, onu kendine doğru çekiyordu. Dudaklarından çıkan kaba küfürler ve nefesiyle birlikte çıkardığı inlemeler odayı dolduruyordu.

Kadının amcığı her sikişte daha da ıslanıyor, yarak adamın içinde sıkışıp kalırken karşı koyacak hali kalmıyordu. “İyi hani,” dedi adam alçakça gülerek, sesi küstah ve emrediciydi. Kadının ıslaklığı arttıkça o da daha hızlı ve derin köklüyor; her dalışında kadın kendini biraz daha kaybediyordu. Az önceki utangaçlık yerini tam bir fahişeye bırakmıştı. Yarağı elinden kaçırmadan, döndürerek amcığın en hassas yerine vuruyor; kadın zevkten çıldırıyordu.

Ardından diz çöküp kadının önünde yere çöken adam, dilini çıkarıp genç folloşun amcığını yaladı ve onun tepkisi anında hissediliyordu. Ağzını geniş açmış, diliyle ivmeli hareketler yapan adam önünde kıvrılan kadının acısını hazla karıştırdığı belliydi. Kadın giderek büyüyen orgazmını yakalamaya çalışırken nidalarını stüdyonun dört bir yanına saçıyordu.

“Alamıyorum daha fazlasını,” diye inledi kadın ama adam buna aldırmadan azgınca devam etti. Herkesin duyacağı kadar yüksek sesle bağırırken aynı zamanda yarakla sertçe vuruyordu sikiş boyunca. Sonunda dayanılmaz hale gelen tatminle kadın deli gibi kasıldı; erkek yavaşlayıp birkaç kez son darbeyi vurarak kendi boşalmasını yaşadı. Odaya yayılan ağır ter kokusu, bitmiş olsalar bile birbirlerine dokunma arzusunu canlı tutuyordu.

Comments are closed.