Tatlı yılbaşı gecesi Madrid’in soğuk havası dışarıda titrerken içeride bambaşka bir ateş yanıyordu. Alexis Fawx, yumuşacık sarı saçlarını omuzlarından savurarak o kocaman göğüslerini iyice ortaya çıkarıyor, adeta Tyler Nixon’ın gözlerine saplanan o deli bakışlarıyla oyuna davet ediyordu. Başında yokmuş gibi davranıyor, ama içten içe nasıl da yaklaştığını hissediyordu. Tyler ise sabırsızlıkla o dolgun memelerini ellerinde sıkıyor, parmak uçlarıyla baştakileri hırpalayarak onun içinde patlamaya hazır bir volkan gibi kaynayan arzuyu uyandırıyordu.

Mutfaktaki betonda ayakta duruyorlar, Alexis belini hafifçe kıvırıp amcığını açık edecek kadar cesurca sırtını veriyor. O an Tyler’ın elinin ona dokunuşu daha da sertleşiyor; parmakları amcığa dalarcasına gezindiğinde Alexis’in nefesi hızlanıyor, boğazından boğaza çöken istekle inlemeye başlıyor. Yalancı eş rolü arasındaki bu sikişteki yasak karanlık, ikisini de delirtecek kadar keskinti. Alexis hafifçe dizlerini büküp belini yukarı aşağı ritmik hareketlerle vurmaya çağırırken Tyler amcığını yalayıp emmek için diz çöküyor.

POV’den gelen bakış açısıyla her şey çok yakın ve yoğundu; Alexis’in büyük göğüsleri yavaşça sallanırken Tyler’ın ağzında hırçınca aşağı yukarı inip çıkıyordu yarak. Her ısırıkta, her emişte kadın biraz daha çıldırıyor; “Aman ha!” diye inleyerek adamın sert sakso hareketlerine boyun eğiyordu. O gecenin bütün pis sırlarını taşıyormuşçasına koyduğu sesler odada yankılanıyor; elleriyle adamın sırtını kavrarken kendi amcığını da kaşıyordu gizlice heyecandan.

Yine de yetmiyordu bu, üstüne üstlük elini aşağı kaydırıp odanın sıcak atmosferine uygun şekilde adamın kocaman yemeğini yakaladı. Parmaklarıyla sıktığı anda ky koyu terin kokusu karıştı Lucas’ın burnuna… Bu sefer işler iyice kızıştı; Tyler hızını artırarak içerideki erkeği adeta şimdiden patlatacak ritimlerde döverken Alexis de adamı ısrarla köklüyordu devamlı olarak, sert dayamalar arasında melodi gibi nefesler ve inlemeler yükseliyordu.

Ve tam zirveye çıkacakken ikisi de kendilerinden geçti; Tyler aynen arkadan sertçe bastırırken Alexis yüksek sesle çığlık atıyordu: “Kökle beni! İstiyorum seni!” diye haykırdı tüm gücüyle. Son darbeyi attığında bedenleri sanki erimiş mum gibiydi; kalpler hızlı atıyor, terler akıyordu ama o geceyi kimse unutmuyordu. Yasak arzu ve sapkınlığın tutsağı olmuşlardı bir kere…

Comments are closed.