Blond saçlarıyla ateş gibi yanan o kadın, iri göğüslerini sergileyerek adeta serseri bakışlarını kıskandırıyordu. Yanındaki koyu tenli folloş ise her hareketiyle yerinden kıpırdayan kalçalarını sallayıp, içindeki şeytani arzuyu dışarı vuruyordu. Ortamın boğuk havası, üçlünün arasındaki gerilimi kat be kat arttırıyordu. İlk anda usulca başlayan dokunuşlar, parmakların derinlere dalmasıyla iyice kabardı; sanki birbirlerinin bedenlerine aç birer avcı gibi yaklaşmışlardı.
Sarışının dilinin arasında kaybolan kocaman yarak, dudaklarından gelen ıslak seslerle birleşip onu deliye çevirmişti. Siyah saçlı folloş, ince beliyle omuzlarına yaslanırken, arkasından sertçe kökleme sinyalleri veriyor, gayet agresif ve acıtan ama bir o kadar da zevk veren anlar yaratıyordu. Kardeş edasıyla başlayan bu sapıklık, artık sınır tanımıyor, her yerden sessiz çığlıklar yükseliyordu. Üçü de cinselliğin çıldırttığı hayvanlar gibiydi; tek amaçları amcıkları ve yaraklarını daha derine sokup diğerinin nefesini kesmekti.
Koyu tenli folloşun kalçasına vuran sert tokatla beraber sarışının ince beli nazikçe kavruluyor, o ufacık amcık araları parmaklarla zonklayacak şekilde uyarılıyordu. İçten bir inilti yükselirken gözleri hafifçe kapanmıştı bile; tam anlamıyla sikişe teslim olmuştu. Aralarındaki temastan yayılan ter kokusu havada yapışıyor, nefesler boğazda düğümleniyordu. İkincisi devreye girdiğinde ise işler daha da yoğunlaştı; uzun tırnaklar sırtında geziniyor, sert köklemeler enseden tutularak yönlendiriliyordu.
Büyük göğüslerin arasına sıkıştırılan başparmakla birlikte dudaklardan gelen hırıltılar ve ıkınmalar artarken siyah saçlı kadın sırtüstü yayılıp iki yanındaki azgınların kendisini nasıl parçalayacağını düşünüyordu. Parmakların ve yarakların aynı anda baskısını hissettiği amcığı çoktan kızarmıştı bile; içinde patlamaya hazır volkan gibi taşkınlık dolaşıyordu damarlarında. Sonunda sert bir dayama ile üçlü birlikte zirveye doğru koştular; deli gibi inleyen nefesler ve boğazdan çıkan vahşi sesler arasında tüm sınırlar yıkıldı.
Ardından gelen boşalma patlamaları birbirine karıştı; içlerinden biri göğsüne sıkarcasına köpüklü sıvısını bırakırken diğeri ağzını dolduruyordu. Kadınların gözlerinde karışık bir haz ve utanç vardı; aynı anda hem yandı hem de yakıt oldular bu kirli oyuna. O an herkes biliyordu ki bu sapkınlık durmayacak, düşkünlükleri gittikçe daha da derinleşecekti. Her kökleme sonrasında ruhlarının paramparça olduğunu hissediyorlar ama buna bağımlı hâle gelmişcesine istiyorlardı yeni dipleri keşfetmeyi…
