Tereza evin köşesinde temizlik yaparken, kirli elleriyle paspası tutuyor, yüzündeki yorgunluk ve sinir birbirine karışmış. Tozlu zeminde eğilip kalkarken, üstü tamamen terden sırılsıklam olmuş; ince tişörtü göğsünü yarı açıkta bırakıyor, sütyeni ise ıslak kumaştan belli belirsiz seçiliyor. O an içindeki bastırılmış arzular patlamaya hazır bir volkan gibi. Etrafın sessizliğini bozan tek şey, derin nefes alışları ve titreyen dudaklarından çıkan hafif inlemeler.
Paspası sertçe sıkarken, birden o kirli yerdeki tozu savurup kendini rahatlatmak istercesine kalçasını geriye atıyor. Ellerini arkada bağlayan dirseklerinin arasından kıvrılarak omuzlarını oynatmasıyla tişörtü iyice yukarı kayıyor; tanrı vergisi göğüsleri gözler önüne seriliyor. İçinde büyüyen o sapıkça istekle kendini izleyen hayali amına doğru bir iç çekiş gönderiyor. Parmakları farkında olmadan kasıklarının arasına girip, sıcaklığı hissediyor ve dilinin ucuyla dudaklarını yalıyor; hadi bakalım diyor kendi kendine, biraz daha coşma zamanı.
O an kapı aralanıyor ve içeriden gelen adamın tok sesi ortamı keskinleştiriyor. Tereza hemen toparlansa da içine işleyen o sımsıkı saksoya alışkınlığı zihninden çıkmıyor. Adam yaklaştığında, gözlerinde tuttuğu ateş alevleniyor; bedeninin her kıvrımı çağrıda bulunuyor ona. Dizlerini hafif kırıp çişeyi bırakırken kalçalarını adama dönüyor, sırıtıyor ve o meşhur pis diliyle “Geleceksen gel ya” diye meydan okuyor.
Adam tereddüt etmeden üstüne atlıyor, elleri acımasızca bedenine yapışıyor ve tişörtünü şiddetle yukarı çekerek göğüslerine saldırıyor. Tereza acelesiyle değil tam anlamıyla istekle karşılık veriyor; yüksek dozda seksapel saçan bakışlarıyla adamın dikkatini tamamen üzerindeyken, dizlerini büküp kalçasını ritmikçe gerip itmeye başlıyor. Sikiş başlamadan önce bile ortam zaten yanıyordu ama şimdi gerçek ateş yakılıyordu.
Adam dikleşmiş yarakını hızla Tereza’nın sıkı amcığına dayayıp girmeye başlıyor; altındaki ıslak çamaşır hemen ısınıyor ve aralarında çıtırtılar yükseliyor. İnatçı hareketler sertçe devam ederken, Tereza acıyla karışık haz içinde inlemeye başlıyor; boynunu gerip kafasını arkaya atıyor ama amcığını sıkan eller affetmiyor onu. Sürtünmeler giderek sertleşiyor, adam köklemesini azar azar derinleştirmeye çalışırken Tereza dayanamaz hale gelip sesini yükseltiyor.
Sanki tüm gün beklediği bu dakikadaymışçasına vücudu ritme tamamen teslim oluyor; kalçaları adamın dirseklerine iyice yaslanmış halde ritmik olarak ileri geri sallanıyor. Her öküz gibi köklendiğinde amcığının içinden yayılan sıcaklık bedeni sarsmaya başlıyor; Tereza karnını yumruklayıp ağır ağır orgazma yaklaşırken adam da sonunda içinde patlama noktasına ulaşıyor ve yoğun boşalmasını kusarcasına üzerine boca ediyor.
Kirli zemin artık onların lezzetli savaş alanı olmuştu. Terin, spermin ve hırıltılı nefeslerin arasında kalan bu pis temizlik hikayesi tam anlamıyla bir çılgınlığın doruk noktasıydı.
