Siyah derili o kadının çıplak bedenini zincirlerle bağlamışlardı, elleri arkadan sıkıca kavranmış, hareket etmesi neredeyse imkânsızdı. Koyu teni ışık altında parlıyor, her kıvrımı ve kabarıklığı keskin hatlarla belli oluyordu. Yarağını sırıtarak dişlerinin arasından çıkardığı sert nefes, içinde kopan fırtınanın habercisiydi. Amcığını ısıran o toy fahişe, şehvetten yanarken artık dayanmıyordu; sakso yapmaya devam eden adamın her hamlesinde bedenini sarsıyor, köklenmek için hazır kıvama gelmişti.

İlk başta yavaş başlayan iştahlı sikiş, gitgide azgınlaştı. Kocaman kara yarağı geri çekip amcığın içine öyle bir dayadı ki kadın çığlıklar attı. Sikişin sesleri odada yankılanırken, adam elindeki kırbaçla kadının arka am korsesini sertçe patlatıyordu. Her tokat vurduğunda kadın daha fazla boşalıyordu; o karanlık delik öyle iştahlı açılmıştı ki adamın koç gibi girip çıkmasıyla neredeyse havaya uçacak gibiydi.

Kadının kalçasını sımsıkı kavrayıp sertçe kaldırdı, kıç deliğine iyice bastırarak hızlı hızlı girip çıkmaya başladı. O anlarda kadın kendinden geçip acıyla zevk arasında gidip gelirken ortalığı inletiyor, “Daha sert kökle! Hem amımı hem de kıçı mı rahat bırakayım?” diye inliyordu. Adam ise kelime oyunuyla onun istismarını arttırıyordu; her tahta kafasını sallamasında daha da sertleşiyor, zorla daha derin girmeye çalışıyordu.

Sonra adam hızını iyice arttırdı; adeta canavar gibi bağırıyor, kadının pürüzsüz tenini penisine sürterek o karanlık deliğe defalarca gömüp çıkarıyordu. Kadın acısını bastırıp boğazından kısık inilti çıkarırken sonunda tüm gücüyle boşaldı; bedeninin kontrolü tamamen dışındaydı artık. Adam da son bir kez acısını şiddetle kusarcasına yanağına vurarak kendini boşalttı ve kararmadan önce o yalancı özgürlük anında teslim olmuş kalmışlar birbirlerine…

Comments are closed.