Nefes kesen odaya girdiğinde, Nadia Jay’in iri göğüsleri ve kara teninin yarattığı o yakıcı kontrast hemen dikkatini çekti. İri memeleriyle öne çıkan bu siyahi güzellik, içinde taşıdığı vahşiliği hemen hissettiriyordu. Ryan Mclane, gözlerini ondan alamazken, Nadia’nın kıvrımlı vücudu adeta bir çağrı gibiydi; sertliği ve tutkusuyla dolup taşan anların habercisiydi. İlk dokunuşlar sertti, elleri amcığını sımsıkı kavrayıp onu delirtti. Yarağını çekiştirerek onu iyice gaza getirdi; sanki içinde biriken tüm arzuyu dışa vurmak istercesine.

Kısa süre sonra işin aslı ortaya çıktı: Nadia’nın kalın dili amcığı ve yarağı arasında dans ederken, sesi odanın duvarlarında yankılanıyordu. Sert sakso yapışlarıyla adamın yemeğe doymayan açlığını doyurmaya çalışan bu dişi hayvan, ortalığı yakıp kül etmeye hazırdı. Ryan’ın elleri memelerinde gezindi, parmakları memelerinin altından geçerken naza gelmiş gibi buruşan deri daha da hassaslaşıyordu. Sonra hızlandı onlar; her hareket köklüyor, her dayama biraz daha derinleşiyordu.

Yatakta kıvranırken, Nadia’nın kocaman meme uçları tırnak izleriyle dolu hale geldi. Göğüslerinin arasına sıkıştırdığı yarağı neredeyse boğarcasına emiyor; nefesi kesilirken bile ritmi düşürmüyordu. Sert sert sokmaya başladılar birbirlerine; arada amcıklarını ısırıyorlardı sanki acı ve zevk birbirinin içine geçmiş gibiydi. Yarağın başı keçeleştiğinde, adamın içinden yükselen çığlığına karşılık Nadia’nın amcığı onun üzerine kilitlenmişti. Dakikalar geçtikçe sümüklü akıntıları yataktan aşağıya süzülürken, ikisi de tam anlamıyla teslim olmuştu.

Son darbe geldiğinde Nadia’nın amcığı kaskatı oldu; derin köklemelerle adeta yumruk atarcasına içeride parçaladı adamın canını. İnleyen sesler yükseldi havaya; ağzından çıkan küfürler bile aşkın sertliğini anlatmaya yetmiyordu. Ryan boşaldığında yatağın her yanına serpiştirdiği sıcaklığına karşılık Nadia o an tamamen eridi, dayanamadı ama hala devam etmek istiyordu çünkü ona göre gerçek sikiş böyle olurdu: sertlikte sınır tanımadan, acıda birleşerek…

Comments are closed.