Angelica Cruz, adımdayken belinin ucundan sıkıca kavranmıştı. Koyu renk saçları alnına yapışmış, nefes nefese kalmıştı; gözlerinde hem korku hem de yasak bir arzu vardı. Üvey babası Scott Nails ise fırsatı kollayan sapık bir avcı gibi, Angelica’nın kıvrak bedenini arzulayarak didikliyordu. O küçük göğüsleri, doğal ve sertleşmiş pembe uçlarıyla sanki kendisine meydan okuyor gibiydi. Scott’un büyük yarak ısrarla Angelica’nın dar kıç deliğini hedef alırken, kızın karnının altında titreyen o yuvarlak poposu her sikişte daha da dolgunlaşıyordu.
Scott, Angelica’yı köşeye sıkıştırıp diz çökmesini sağladı. Küçük kızı aniden sert ve acımasızca arkadan köklemeye başladı; her hareketi amcığını derinlere gömüp çıkartırken Angelica boğazına kadar gagalanıyordu. Nefesin kesilirken boğuk hırıltılar çıkarması onu daha çok kamçılamıştı; bu pisliği seviyor gibiydi. Yumuşacık amcığına rağmen oldukça dirençliydi ama Scott onu yormadan saldırmaya devam etti: itip çekiştirdiği o karısı fosfoylu amcık deliğini paramparça eden sertlikteydi.
Bir ara Angelica’yı yüzüstü yere yatırdı; misyonerliğe çevirdi takati kalana dek. Uzun kalın yaramını yavaşça sürttüğünde küçük memeleriyle oynadı, sonra aniden içine girip çıkmaya başladı. Ağız dolusu saksoyu ardı ardına yalayıp yutarak adamın sıfır numara sarkısından nasibini aldı. Sonra tersine çevirdi onları; Angelica üstte berbat tıraşlı amcığıyla tersine bindi Scott’un devasa alehine. Bu kez amcığından haykırarak kaçamak hareketlerle kendini onun sürükleyişine bıraktı.
Scott artık iyice delirmişti; her sikmeyle Angelica’nın o minik amcığını adeta dövüyordu; kıvırdığı toprağından beyazlar saçarcasına köpürerek boşaldı sonunda. Kız ağzıyla omuzlarına tükürerek yutkunurken bile hâlâ ayakta kalmaya çalışıyordu, cinsel savaşta yenilgiyi kabul etmediği halde vücudu teslim olmuştu ona tamamen. Bu karanlık sapıklıkta kirli arzulara yenilmiş tatlı bir kurbandı Angelica Cruz…
