Küçük, minyon vücudu ve porselen teniyle Remy LaCroix, Sean Lawless’un acımasız bakışları altında kıpırdıyor. O incecik bedeniyle büyük poposunu, o kocaman kıvrımıyla adamın gözüne sırıtarak sunuyor. Sean öyle bir hırslı ki, tek derdi onu acımasızca köklemek; saksoya değil, direkt amına dalmak istiyor. Remy’nin küçücük memeleri titrerken kalçaları her itişte daha da kabarıyor, göbekten bele kadar sıkan dizleri adamın sertliğini yalvararak kabul ediyor.

Sean’ın eli gaddarca oradan oraya kayarken, parmakları amcığını çitilemeye başlıyor. Hafifçe ıslayan o delik, onun ne kadar folloş olduğunu gösteriyor. Ama ne zamanki adam köpüğü yavaş yavaş ite kaka içine sokmaya başlıyor, işte o an küçük kızın tüm vücudu inlemeye ve direnmeye başlıyor. “Beni kökle,” diye haykırıyor adeta ama sesini bastırmaya çalışıyor; çünkü bu oyuncunun sertliğine alışı yok daha önce. Amcığını büzerek aldığı her darbe, onu biraz daha çıldırtıyor. Hani derler ya “acı aşkın tadıdır” işte burada tam olarak bunu yaşıyor.

Sean arka arkaya dayamaya başlayınca Remy’nin minicik bedeni titriyor, poposu koca yatağı yumrukluyor sesiyle birlikte. “Daha sert!” diye bağırıyor içi kıvranırken, adam da dinlemiyor tabii; kafasına göre köklüyor deli gibi. O küçük amcık büyük yarakla mest oluyor; her yeni girdiğinde Remy havalara uçuyor ama kaçamıyor, hemencecik teslim oluyor methedilen anal kralına.

Sonunda ikisi de zirveye varıyorlar—Remy’nin bodrumundaki kaslar sıkışıyor sıkışmasına ama Sean’ın kalınlığı onları alıp götürüyor bir anda. Kadının yüksek çığlıkları yankılanırken adam son darbeyi vurup içine boşalıyor; sıcaklığı yayılır yayılmaz Remy kendinden geçiyor. Onların bu kirli oyunu bittiğinde ortada sadece sersefil olmuş bir küçük kadın ve üzerinde iz bırakmış kaba kuvvetin tatlı acısı kalıyor.

Comments are closed.