Kailani Kai, geniş poposu ve tombul göğüsleriyle mutfağın ortasında duruyor, kirli bakışlarıyla adamın yaraklığını süzüyor. O esnada adam sertçe yaklaşıp kalçasından tutuyor, onu öne doğru eğdirerek amcığını karnına dayıyor. Kailani’nin tüyleri kaplı vadisi nefes alırken yavaşça dilini amcığının etrafında gezdiriyor, sertleşmiş yarak iyice kabarıyor. Dudağıyla sikişin ilk dalgasını hissettirirken, yaramazca gagasına aldı. Ağzı dolduğunda bile hız kesmeden emmeye devam ediyor, arada dilini sürterek adamı delirtiyor.

Adamın eli onun gür saçlarına sıkıca dolanıp kafasını aşağı yukarı sallatıyor, derin bir sarkso şovuna dönüyor bu sahne. Kailani’nin amcığını komple içine alması yetmiyor, alt dudaklarıyla oynayarak adamın tüm tatlarını emmeye koyuluyor; ağızda ıslak bir fırtına kopuyor. Sonra adam sabırsızlıkla kadının beli üzerinden kalçalarına doğru kayıyor, büyük poposunu kavrayıp sertçe çekiştirmeye başlıyor. Bu hareketle kailani soluk soluğa kalırken omuzlarından destek alıyor ve arka bacaklarını hafifçe açıp daha fazla kökleme için hazır hale geliyor.

Birdenbire adam onu mutfak tezgahına yatırdıktan sonra sertçe girmeye başlıyor; yumuşacık kıllar arasında ilerleyen yarak her darbede inleten sesler çıkarıyor kailaninin boğazından. Göğüsleri titrerken kıvrımlı vücudu her tempoda sallanıyor, adam daha da hızlandıkça kailani kelimenin tam anlamıyla yerinden zıplıyor. Sikişin acemi ama vahşi ritmi mutfağın havasını değiştiriyor; terler birbirine karışırken ikisi de çıldırmış gibi birbirlerinin bedenlerine sahip oluyorlar.

Kadın aniden sırtüstü dönüp köklemeyi oradan devam ettirmek istiyor; kalçasını kaldırarak adamın yaraklığını derinlere çekiyor ve üstüne kıvrılıyor. İki beden arasındaki ateş giderek yükselirken kailani neredeyse çığlık atacak haldeyken adam son bütün gücüyle sokup bodur kallığına boşalıyor. Sertleşen spermler sıcak sıcak kailaninin içinde dağılıyor; o an varoluşun tek anlamı sadece aralıksız gelen sikmek ve inlemek oluyor. Hem kadın hem erkek yorulmadan son kez birbirlerinin acısını ve hazlarını hissederek üstüste boşalıyorlar—mutfağın soğuk zemini onları tamamen ele vermiş durumda.

Comments are closed.