Oda ağır bir erotizmle doluydu; sarışın, esmer ve teni kızarmış kızlar birbirine kayıyor, dudakları ve elleriyle vücutlarını keşfediyordu. Kelsi Monroe’nun iri göğüsleri zıplarken, Monique Alexander’ın dolgun poposu onu kışkırtıcı biçimde dışarı fırlıyordu. Latinalı ve kızıl saçlı folloşlar arasında yükselen nefesler, odanın nemli havasını daha da ağırlaştırıyordu. Her biri, yağlanmış tenlerine yapışan oyuncaklarla birlikte, çıplaklığı en vahşi şekilde yaşama arzusu taşıyordu.
Sean Lawless aralarından sıyrılıp, sert hareketlerle esmerin gerdanına doğru indi. Dudaklarını amcığa bastırıp emmeye başladı; derin saksoyla kadın ahını yükseltiyordu. Kız kıçını kaldırarak kendisini davet edercesine bekliyordu ama Sean hemen yerini değiştirdi. Redhead’in geniş poposuna köklü bir dayama yaptı; her hırıltısı odadaki gerilimi artırıyordu. Derin derin inleyen kız, omuzları titreyerek saksofona teslim olmuştu artık.
Ardından abella danger elini götürüp sarışının sıcak amcığını sıkıca kavradı; parmaklarıyla ufak ufak oynadıktan sonra oyuncakla coşturmayı sürdürdü. Sarmaş dolaş olan diğer iki kadın da küçük elleriyle birbirlerini tahrik ediyor, yavaş yavaş yağlanan bedenlerin üzerindeki ışıltılar arttıkça grup iyice ateşlendi.
İlk kırmızıya boyalı kız sertçe kıçına dokunulup folluğunun içine bottuğu büyük yarak tarafından dört nala köklendiğinde mekân sarsılıyordu neredeyse. Arka arkaya gelen sert hareketler içinde sabırsızca folloşlardan biri “Kökle beni!” diye inledi ve o an herkes onun çığlığına ortak oldu.
Yağ parçası gibi kaygan bedenler birbirine yapışıyor, iri göğüsler sarsılıyor, kıçlar sıkıca tokatlanıyor; kükreyen bu orman gücü bitecek gibi değildi. Sean’ın uzun ve kalın yaragı neredeyse patlayacakken kızın amcığı içinde vajina kadar ıslaktı artık; sonunda köpüren sikinin içinden sıvıları boşalttığında herkes nefesini tuttu. Kadınların yüzünde hem haz hem yorgunluk vardı ama tutku hala yanıyordu.
Gecenin sonunda kıçlarıyla birbirini itip çekerken çıkan kahkahalar arasında kirli bir sikiş senfonisi yankılanıyordu hâlâ odada…
