Juan, karanlık odanın içinde koyu tenli Latinasının kıvrımlarına tutunmuş, iri göğüsleri ve dolgun bumbumu arasında kaybolmuştu. O sıcacık göğsün arasında nefesini keserken, kadının ıslak amcığını parmaklarıyla keşfetmeye başlamıştı. Bembeyaz odanın havasını aralayan ince inlemeler, Juan’ın yarak ucunu daha sert köklemesine neden oluyordu. Gözlerinde ateş, dudaklarında vahşi bir gülümsemeyle kadının sırnaşan dili onun sapık hayallerini gerçeğe çeviriyordu.

Kadın sırt üstü yatarken, Juan yanına çökmüş, elinde devasa kara yarak yavaşça kızın içine sokulmaya başlamıştı. İlk girişte kadının amcığı hafifçe çekildeyip açılırken, boşluğu sıkıca sardı. Boğazına kadar dolan korkusuz yaramazlıkla derinlere daldığında kadın inlemekten kendini alamıyordu; sesi canlı, yumuşacık teni ter içinde kalmıştı. Juan ard arda vuruşlarla kadının hotlığını sayıklatan bir ritim tutturdu; her girişinde Latin esmerinin dizlerini titretirken, altındaki devasa yaramazlığı elinden bırakmayıp ritmi azıcık daha hızlandırıyordu.

“Daha sert!” diye yalvardı kadın hırıltılı sesle. Juan da boş durmadı; kalçalarını şiddetle kaldırarak pezevenkçe amcığına sahip çıkıyor, en dipteki damarlarını titretiyordu. Kadının dibindeki o sıcaklık birbirine kavuşup yangına dönerken, kız inlemeleriyle adamın adeta kafasını uçuruyordu. Her köklenişte yarak şaklıyor, içerideki ıslaklık ona daha fazla hükmediyordu.

Son anda Juan tüm gücüyle bastırıp tüm yarak uzunluğunu içeri bırakınca kadın aniden yüksekten inledi; amcığı sarsılan bedeninin üstünde giderken hızlanan nefesiyle eşleşen iniltiler oda boyunca yankılanıyordu. Yavaşça kalçasını kaldırıp onu üzerlerine çekti; ikisi de tatlı ve acı karışımı boşalma dalgasıyla boğulurken zıplıyorlardı. Kadının bembeyaz teni al al olmuştu ama gözleri hala ateşle yanıyordu—böyle sert ve vahşi sikişi başka kimse onlara yaşatamazdı.

Comments are closed.