Jackie Hoff, minyon bedeniyle odaya girdiğinde JMac’in kocaman yavaşça sertleşen yarığına gözlerini dikti. O iri, kabarıp tepesi diken diken olan devasa sikini elleri arasına alıp hafiften sıktı. Dudakları kurumuş, heyecanla titriyordu; büyük ve kalın o sopa, hala onu bekliyordu. Baş parmağıyla sertleşen başından aşağı kaydırırken nefesini tuttu. JMac ise hiç acımadan hızlıca sürtüyordu elini Jackie’nin ince bileğine, “Aman be, daha sert götüreceksen,” diye homurdandı.

Jackie boynunu eğip amcığın tepesiyle dudaklarını buluşturduğunda dilini tam ortasına bastırdı, emdi emdi saksoyu içine aldı. Sürtünme arttıkça boğazının derinliklerine inen o iri yarak kendini daha da hissedilir kılıyordu. Çenenin altına akan tükürükle beraber inatçı sikişi hızlandırdı, azıcık boğazladı şehvetle. JMac eliyle Jackie’nin kısa saçlarını kavrayıp kafasını geriye savurdu; “Hadi bakalım,” dedi ve daha sert dayamaya başladı amcığını içine.

Dizlerinin üstüne çöken küçük kadını yerinden kıpırdatmadan, köklediği anlarda Jackie amcığını alt dudağıyla salyalar içinde gezdirdi. Gözleri kapalıydı ama teninde hissettiği ısı ve sikişin ritmi onu delirttiğini anlatıyordu. Derken JMac’ten gelen sert bir tokat gibi vurdu içeri: pile driver pozisyonuna geçişle birlikte Jackie’nin yuvarlak poposu havada sallanıyor, adam deli gibi gömüyordu kalınlığını.

Yükselen tempo karşısında minyon bedeninin doğal göğüsleri de ritimle sarsılıyor; direk arkasından göğüs kafesine kadar götünü tutup her inişte sahiden titretti onu. Jackie bunu fırsat bilip reverse cowgirl pozisyonuna geçti; jmac’in büyük yarığını derinlere alırken sırtına vuruyor, çıkardığı ahlar odanın duvarlarında yankılanıyordu.

JMac artık dayanamadı; canavar gibi yumruklayarak sikti o küçücük deliği, tam bu anda birden boşaldı amcığından çıkan sıcak sıvıyı Jackie’nin yüzüne ve göğüslerine boca etti. O anki patlamayla beraber ikisi de nefes nefese kaldı; küçük kadının suratındaki cumshot tablosu, bütün geceyi anlatan kaba ama gerçekçi savaşın son zaferi gibiydi…

Comments are closed.