Katia, güne uyanır uyanmaz üstünde ince bir sabahlıkla yataktan kalktı. O kırmızı oje sürmüş tırnakları masaya tıklarken, gözlerindeki ateşle yeni bir günün hayalini kuruyordu. Model stüdyosunun kapısı aralandı; içine dolan ışık kadar keskin ve parlaktı arzusu. Kameralar önünde durduğunda bakışları sapasağlamdı, karnında kelebekler uçuşuyor gibiydi. İlk pozunu verirken dudaklarından hafifçe çıkan nefesler arasında sakso için can attığı belliydi.

Kameramanın jestleriyle hareketi hızlandı; Katia’nın vücudu titreşiyordu, her kasında sanki yanıyordu. Sabahlığın kenarını sıyırdı aşağıya doğru; göğüsleri tam ortada, narin memeler hafifçe sertleşti. Gözüne sarkıtılmış iplik bikinisi yerini tamamen çıplaklığa bıraktı; amcığını kaşımaya başladı kendi eliyle, burnuna dolan ter kokusuyla iyice sarmalandı sahne. Yavaş ama kararlı bir şekilde dizlerini açtı, o yarağı çağırıyordu içten içe.

Adamın sesi duyulunca yıkıldı savunmaları; hızını katladı. Amcığını yaladı önce dişi dilleriyle, ardından derin bir sokma başladı, boğazına kadar dayadı sertliğini. Katia inledi gürültülü, boynundaki damarlar belirginleşmişti. Sikiş başlamıştı artık: adam tekmeler gibi vuruyordu arka çıkıntısına, o ise kıvranıyor, her köklemede amını neredeyse parçalıyordu. “Daha sıkı!” diye bağırdı kendinden geçerek. Yarağıyla oynayıp gaz verince adam da ayaklarını başının yanına çekip onu kabul etti tam anlamıyla.

Ortalık ıslandıktan sonra yavaş yavaş ayrıldı adam; ama amcığını elinde tutup elle çalıştırmaya devam etti Katia’nın yanağında öpüşmeler eşliğinde. Sonunda patlama geldi: katran gibi kalın spermini doğrudan o sıcak amcığın içine boşalttı gürültülü ve vahşi bir şekilde. Katia gözlerini yumup acıyla zevk arasında bocaladı; bütün gününü harcamışçasına tatmin olmuştu sonunda. Ağzını açıp afallamış haliyle “Bir daha…” dedi usulca ama kararlı biçimde, hazırdı tekrar köklenmeye…

Comments are closed.