Üzerinde siyah deri ceketiyle, vücudunu kaplayan dövmeleriyle o sert ve asi kadın, gözlerini dikmişti sana. Karşında diz çöküp elini kavrayan folloş, onun sertliğine teslim olmaya hazırdı. Dudaklar birbirine değerken yoktu o anın masumiyeti; kirli fısıltılar, soluğun kesildiği anlarda birbirinin tenine işleyen istekle doluydu. Dövmeli kadının parmakları hızlıca folloşun saçlarını kavrayıp başını geriye atmasıyla suskunluk çatladı; sertçe yüzüne dayanan dudağı amcığına indirirken emişleri hızlandı.

İki bedenin birbirine sürtünmesiyle başlayan oyun giderek daha da vahşileşti. Dövmelerin altındaki kaslar gerginleşip her dokunuşta kıvrılıyor, amcık ıslaklığından yayılan nemle beraber her köklüyüşünde folloşun can havli soluğunu duyabiliyordun. O yırtıcı kadın, yumuşacık olan ama içinde saklı ateşi keşfetmek istiyordu; parmakları amcığın içine girerken yavaş yavaş derinlere doğru sokuyordu kendini, ardından da sapıyla birlikte deli gibi koğuşlara başladı.

Folloş ise başını arkaya atıp haykırıyor, dövenin acımasızlığına karışan hazla bedenini teslim ediyordu. Alt kattaki sesler arasında en yüksek ses onun inlemeleri, amcığına gömülen o kalın yarakla içeride yarattığı yangındı. Dövme kadının köklemesi yorulmak bilmezdi; sert ve kontrolsüzce içine çekip itiyor, kapanan dudaklarını amcığın etrafına kenetleyip her inmeyi kutsayan bir fahişe edasıyla inletiyordu.

Sonunda dayanılmaz bir noktaya varmıştı ikisi de; folloşun çenesinden süzülen ter damlaları birbirlerine karışırken dövmenin şiddeti arttı. Geriye çekilip bir kez daha bütün gücüyle bastırdı; folloş aynı anda sancıyla birlikte gelen ağır boşalmayı yaşadı ve sesi duvarları titretti. Kadın ise bu patlamayı izlerken hafifçe gülümsedi, sonra yavaşça çıkardı o kalın yarakını, ıslaklığın kokusu havada asılıydı hâlâ. İki beden yan yana yatarken solukların düzenlenmesini bekliyordu; bu gece kanlarına işlemişti o acılı zevk ve kirli sikişin izleri…

Comments are closed.