Yaşını başını almış o azgın nine, kırışıklıkları arasında sakladığı cehennem azmiyle sapıkça uyanıyor. Titrek elleriyle sertleşen yarakları arıyor, o eski bedenine rağmen hâlâ içinde yanan delik arzuyu bastıramıyor. Göğsü kabarıyor, nefesi kesiliyor; yılların pası henüz içindeki sapkınlığı söndürmemiş. O an geldiğinde, sert bir dayama için hazır bekliyor; içten içe yükselen şehvetin sesiyle kalbi küt küt atıyor.

Çırılçıplak odada bedenler birbirine değmeye başlıyor. Nine parmaklarını amcığının derinliklerine sokuyor; yaşlı derisi bile yoğun zevkin izini taşıyor. Hırıltılı nefesleri arasında, yumuşacık ama bir o kadar da yalancı amcığını avuçlarına alıp şöyle bir sıkarak yokluyor. Sapkınlığının sınırlarını zorlarken, dilini kaydırıp sakso yapmaya koyuluyor; eski deneyimlerden süzülmüş maharetle yarak ucunu yalıyor, ısırıyor, içine çekiyor.

Yarağını falan boş bırakmayan nine, amcığını bütün varlığıyla emiyor; dudakları ve dili arasında kaynar bir kökleme dansı dönüyor. Alışılagelmiş öpüşmelerden fazlası bu; adeta içeriye dayama yapar gibi şiddetli hareketlerle dokunuyor amcığa. Tatmin olmaya niyeti yok çünkü onu çıldırtacak başka planları var. Çekiştirdiği yarak hızlanırken göğüslerini de zerk ediyor; elleri oradan oraya dolaşırken içindeki tutku fırlıyor dışarı.

Ardından yaşlı bedeninin kıvrımlarına inatla girip sökercesine hamleye geçiyor. Amcığını derinlemesine sokarken ninjenin hayatındaki en güçlü sikiişi yaşıyorlar; iniltiler havayı kesiyor, yatağın gıcırdaması iki sapığın arasındaki ateşi daha çok körüklüyor. İki beden sanki tek bir şey için yaratılmış gibi uyum içinde çarpışıyor: bitmeyen haz ve acayip derecede agresif kökleme.

Sonunda doruğa ulaşmak üzereyken nine tüm gücüyle sokup dayamaya devam ediyor, yarak çatır çatır içine girip çıkarken o yaşlı ten kurbanını sonuna kadar teslim ediyor. Patlamalar peş peşe geliyor; inleme ve sesler arasından boğuk çığlıklar yükselerek bittiğini ilan ediyorlar—tutku yağmuru altında erimiş iki sapık canavar olarak geceye karışıyorlar.

Comments are closed.