Angela White, gözleriyle sapıtmak isteyenin dibine vuruyordu; dudaklarıyla yumuşacık ama bir o kadar da acımasızca elindeki devasa yaraklara saldırırken sesi titriyordu. Ağzını açtığında, yalayışları öyle derin ve hırçındı ki adamın sertleşmiş amını emmekle kalmıyor, adeta içine çekiyordu. Koyu kahverengi saçları omuzlarından aşağı dökülürken, dilini kullanışı tam bir fahişe ustalığını gösteriyordu; yuvarlayarak yalıyor, ısırarak işkence ediyordu. Her folloş hareketinde boğazına inen kalın am çubuğu onu daha da deli ediyor, istemsizce elleri adamın basenlerine sarılıyordu.
Nefes nefese kalan adam, Angela’nın bu vahşi sakso performansına karşı koyamadı. O anın büyüsüyle bedenler kaynaşmaya başladı; şehvetle dolup taşan kadın, dizlerinin üzerine çöktü ve artık sadece emmekle yetinmeyip dayamaya geçecekti. Ayaklarındaki topuklular hafifçe takılırken bile yüzünde beliren arsız gülümseme, içinde büyüyen istekten haber veriyordu. Yavaş yavaş kalktıktan sonra belli belirsiz eğilerek adamın amcığını tamamen içine aldı, karnının kaslarını kullanarak onu daha hızlı ve derin soktu. Sikişin ritmi artarken ortalık sıcaklıkla doldu; Adamın nefesi kesiliyor, her köklemesi Angela’nın boğazında yankılanıyordu.
Kadının dudakları arasındaki amcık o kadar sıkıydı ki sanki içine kapanıyor gibiydi; göğüslerini irice sallayarak sertliklere ayak uyduruyor, kulaklarına doğru yüksek seslerle inilti yayıyordu. Onun bu acımasız folloşluğunu hisseden adam dayanamayıp kadın kıçını kavradı; sertçe sıktı ve içine çekerken kızgın diliyle klitorisini didikledi. Çığlıklar yükseldiğinde artık sınırlar zorlanıyordu; kavuşma doruk noktasına ulaşmıştı. Sonunda titreyerek kendini saldı, amcığına boşaldı ve yoğun sıcaklığı boğazından aşağıya akıttı.
Angela White, tüm bunları yaşarken ne istediğini çok iyi bilen bir fahişe gibi baştan sona heyecan pompaladı; hem alttan hem üstten köklemeyle hatırlanacak bir geceyi yaşattı, iz bırakacak kadar vahşi ve doyumsuz…
