Dokuz ay önce çocuk yapmışlardı, şimdi ise sadece zevk peşindeydiler, durmaksızın birbirlerine saplanıyorlardı. Siyah teninin sıcaklığını hissederken, adam sertçe dayamaya başladı; her sokmasıyla kadının amcığını derinlere kadar eritiyordu. Nafas alamayacak hale gelmişti, sert yarak yığınının her çıkışıyla içi dolup taşıyor, karnında yumru yumru sızılar yükseliyordu. Kadının yüzü acıyla birlikte zevkin içe işleyen karışımıyla kıvrılıyor, bacaklarını sıkıca sarmış adamın göğsünü pençeliyordu.
Adam daha çok bastırdıkça o da karşılık veriyor, kalçasını ritme uyduruyordu; hızlı ve vahşi bir kökleme furyası vardı orada. Her sokmada içindeki amcığı genişletiyor, karnına dolan damarlardan yayılan o ateşle adeta yanıyordu. Yarası kanarcasına şiddetli inletmeler arasında inlemeleri yükseldi; boğazından gelen devasa sesler odanın duvarlarına çarpıp yankılanıyordu. Yarasına sımsıkı sarılmış o kara mahluk onu esir almış, istemsizce daha derinleşen köklemelerle bedenini parçalıyordu.
Tavan yapan zevk dalgaları arasında ikisi de kontrolü kaybetmişti; adam arkasında kalan beyaz ter izleriyle üstüne çökmüş, amcıkla sürtünerek doyumsuzca emmesini sağlıyordu. Kadın dudaklarını ısırıyor, vücudu titriyordu; yumuşacık saksoyu sıkıca sararak emmeye başladı tam da bu anda adam sertçe son hamlesini yaptı ve yavaşça kendini boşalttı. Amcığına akan beyaz sıvıların sıcaklığı tüm bedenini sardı; o an yerinde parçalansa bile vazgeçmezdi bu delice sikişten. Göğsünde nefes nefese kalırken adamın yarak uçları hala içinde ritmik hareket ediyordu; tam anlamıyla sapıklığın doruğundaydılar. Baştan sona kirli, hırçınca, bırak kendilerini akışa…
