Öfkeli bakışları karnına inen elleri takip ederken, o iri göğüslü Afrika annesi kendinden geçmek üzereydi. Sıcak nefesi ensesine vuruyor, içindeki yabaniliği dışarıya salmaya hazırdı. Derin bir kıvrımda, karanlıkta buluşmuşlardı; bedenler birbirini delip geçen yılanlar gibi dolanıyordu. O kadının dolgun kalçaları, sert yarak tarafından sıkıca kavranıyor, her tutuşunda “daha sert” diye haykırıyordu. Amcığını hırpalayan adamın parmakları amcığını deli gibi oyar, kaçamak ama cesurca izini bırakıyordu teninde.

Dudakları yanaklarına yapışmış, sessiz iniltiler aralarda patlak veriyor; sanki bütün dünya onların kirli oyununu duyacakmış gibi titriyordu. Her hareketinde kalçasını daha derine bastırıyor, anusuna köklemeye hazırdı. Sert ve acımasız dayamalarla kadın ısrarlı bir şekilde inliyordu; içine çektiği hava kadar keskin ve vahşiydi arzusu. Gecenin karanlığında erkeğin yumruk gibi güçlü elleri kadının vücudunu yerleştiriyor; her itişte amın derinliklerine saplanıyor, orada fırtınalar koparıyordu.

Amcık gergindi ama teslim olmuştu zaten; adam ise bunu biliyor, acımasızca dalıyordu içine. Her sikmeden sonra kadın yüksek sesle inleyerek adeta yalvarıyordu: “Daha sert… sok!” Makinası kesintisiz çalışıyor; öyle şiddetli göğsüne dayamalar yapıyor ki havasını kesiyordu ince bele. Avuçlarını sımsıkı yumruk yaptıktan sonra tekrar açıyor, tekrar beline tutunup daha derinlerde dolaşıyordu o kara deliğin içinde.

İki beden birleşmişti artık tamamen; ne kadar itilirse itilsin bitmek bilmeyen bir döngüde saplanıp kalkıyordu adamın yarığı onun serbestliği gibiydi. Sonunda amcığın en hassas noktası iyice yorulmuştu ve adam tüm gücünü toplayıp son bir kez daha bütün varlığıyla çaktı orada! Kadının çığlığı karanlıkta yankılanırken, sıcak boşalması sırtına damladı. O an her şey dondu; kalan tek şey ikisinin de yaşadığı o vahşi ve kontrolsüz hazdı.

Comments are closed.