Spor salonunun loş ışıkları altında Tru Kait, terlemiş vücudunu sıkı spor kıyafetlerinden sıyırırken adeta ateş saçıyordu. Kaslarının her kıvrımı, nefeslenişiyle birleşip ortamı iyice ısıtıyordu. Yarağını sertleştiren bu güzellik karşısında adam dayanamaz, yakınlaşmak için adımını attı. Tru’nun gözlerindeki asi parıltı, içindeki vahşi arzuyu ele veriyordu. Salona yayılan o kasvetli atmosferde, bedenler birbirine yapıştı; eller kıymetli tenlerde gezinirken, dudaklar acımasızca ele geçiriyordu amcıklarını.

Tru Kait’in sıkı kalçaları sertçe yamultuldu, adamın elinin her dokunuşunda daha fazla isyan ediyordu. Sarkan amerikan bezi gibi gevşeyen soluklar arasında bir an bile duraksamadılar; yoğun ve agresif hareketlerle sikiş başladı. O ter kokan kapalı mekanda yavaş yavaş nefesler kızıştı, seslerini bastırmaya çalışan ama yine de inleyen kadınla adamın arası iyice yaklaştı. Tru’nun amcığını dayayarak koşturduğu yarağı derinlemesine emmekten geri durmayan adam onu yerden yere vurdu, bedenini hırpalarken aldığı haz belliydi.

Yaraktan gelen taze nem Tru’nun ellerinde gezindiğinde ikisi de doruğa çıkmaya hazırlanıyordu artık. Sert kökleme vuruşlarıyla kadın bağrına kadar dolarken deli gibi inliyordu; salondaki boş ağızların içine yoğun bir seks sesi yayılıyordu. Vücudu bükülüp kıvranırken adam daha da hızlandı, yarak amcığın içinde deli dolu gidip geliyordu. En sonunda ikisi de çığlıklarla patladı; boğazları kırılırken spor salonunun toprak zeminine yayılan heyecan dalgasıyla birlikte öfkeli boşalmalar birbirini kovaladı. Her damla tutkuyla karışmış; o kirli anın izleri uzun süre silinmeyecek kadar derindeydi.

Comments are closed.