Otel odasının loş ışıkları altında Barbara Bieber, alışılmışın dışında, çiğ ve vahşi cazibesiyle karşısındakini hemen esir ediyordu. Kadının bakışları sanki içinde sakladığı karanlık arzuları dışa vuruyor; utanç ya da çekingenlik barındırmıyordu. Derin bir nefes aldıktan sonra, odaya yayılan ağır havaya hükmetti; teni terden parlıyor, kıvrımları cesurca ortaya çıkıyordu. Elini masanın kenarına dayayıp belini hafifçe bükerek yavaşça yaklaştı adama, gözlerinin içindeki ateşle onun tüm direncini parçalayacak mesajı veriyordu.

Barbara’nın elleri adamın göğsünde gezinirken, dili dış dudaklarını ıslatıp kızgın bir şekilde amcık çevresinde gezintiye çıktı. Tuhaf ama bir o kadar çekiciydı bu asi davranışı. Adamın nefesi kesildi, kalbi yerinden fırlayacakmış gibi atıyordu. Aralarındaki mesafe eridikçe eridi; kadın eğilip sertçe adamın yaranmış yarakını kavradı, dudaklarını onun etrafında sertçe oynattı. Yumuşak dil hareketleriyle adamın sinir uçlarını deli gibi uyarırken, acımasızca yutmaya başladı büyük yarmayı.

Başını kaldırıp gözlerine baktığında, orada sadece şehvetten yanıp tutuşan bir canavar vardı şimdi. Barbara acımadan daha derine indi; dilini hızlıca çıkarıp adamın tane torbalarını sertçe yumrukladı; acıyla karışık inlemeler yükseldi odada. Sonra aniden kalktı dizlerine oturdu ve sırtını yuvarladı, yarak dayanılmaz biçimde kabarıyordu artık. İnatçı yarak kadehini kavrayıp azgın azgın yukarı aşağı sallamaya başladı; her hareketinde adamın bedeninde dalgalar halinde zevk patlamaları yayılıyordu.

Birdenbire kadının arka kapısını aralamaya karar verdi; parmakları acımasızca amcığını zorlayıp genişletmeye başladı. İlk defa başlayan bu sert oyun karşısında hafif inlemeler çıkardı ama durmadı; tam tersine hareketlerini hızlandırdı. Ardından öfkeyle saksoyu daldırdı içine; adamın canının çıkmasına ramak kalmıştı artık. Onu öyle güçlü ve agresif dolduruyordu ki adam direnemedi, yatağa yapıştı tamamen teslim olmuş halde.

Barbara ne istediğini bilen bir kurttu: Her kökleyişte amcığı daha da genişleyip dolarken yüksek sesle iniltiler eşliğinde devam etti dayamaya. Sert darbeler kafasını döndürüyordu adeta; sonuna kadar götürüp bas bas bağırttılar birbirlerini sonunda… Odayı sarsan acayip bir gürültüyle ikisi de doruklara ulaşıp tatlı tatlı hengameyi bitirdiler: Adam nefes nefese yatarken Barbara kötü niyetli bir gülümsemeyle hafifçe omzunu sıvazladı ve “Daha bitmedi” dedi fısıldarcasına…

Comments are closed.