Ormanda yürüyüşe çıkma bahanesiyle yanına çektiği tatlı kızı, yeşilin içinde yalnız bırakmadı. İlk adımlarda hafif çekingenlik vardı, ama bakışlarında saklı yanan o arzuyu hemen fark etti. Kızın vücudu terlemeye başladığı anlarda, elini nazikçe ama sertçe beliyle sardı; tenleri birleştiğinde, havadaki nem bile cabasıydı. Gözlerinden süzülen o acayip istekle birlikte dudaklarını maşallah öyle vampir gibi emmeye başladı ki, kızın nefesi kesildi. Küçük amcığını dişlerinin arasına alıp hafiften ısırırken her seferinde içindeki yarak kabardı, dayanılmaz bir kökleme arzusu oluştu.
Derin ormanın tam ortasında yaprakların hışırtısı eşliğinde özellikle pul pul olmuş amcığın etrafını dilinin ucuyla dolaştırıyor, kızın inlemeleri yükseliyordu. Öyle oyuncuydu ki az sonra direk kıçına dayamayı planlıyordu. Etek kalktı, o pembe amcığa gömülen parmaklarıyla ön hazırlık yaptı; kız gözlerini kapatıp deliriyordu resmen. Masrafı sevmeyen eleman hemen diliyle azgın azgın dalınca, kız iyice çömeldi ve sanki ormanın cinselliğini üzerine çekmiş gibiydi. Derin nefesler alıp veriyor, ormanın içine doğru yoğun bir outlet yaşıyorlardı.
Sonra beklenen an geldi: sertçe kalçalarını yakaladı ve iri yarakla içeri girmeye başladı. Kıç deliğine giren her santimle birlikte kızın bedeninde şimşekler çaktı; sert kökleme karşısında çığlıklar attı. Orada yalnız değildi artık, doğanın ortasında hem ruhu hem bedeni fena halde işkenceye dönmüştü. Yarak saplandıkça saplandı; kız çaresiz ama ümitsiz değil, aksine o acıya tutkulu bir şekilde teslim oldu. Her dayamada ciğerlerine kadar inledi, amcığı başını döndürdü.
İnatçı adam hiç gevşetmedi sıkıca sardığı kalçaları; ara vermeden defalarca sikti onu ormanın koynunda. Sonunda karşılıklı coşkuyla patlamaya yaklaştılar; kızın vajinasından su gibi sıcak sıvılar boşalırken adam da son damlasına dek akıyordu onun içinde. Bitmek bilmeyen o aşkla son kez bastırdı ve birlikte yere yığıldılar… Kirli kokular içinde kaybolan iki bedenin cinsi hazza teslim oluşu ormanın sessizliği arasında yankılanıyordu hâlâ.
