Sıcak bir odanın köşesinde, Latin tenli folloşun karanlık bakışları yakıcıydı. İnce dudakları yarak başını saran yumuşacık ıslak dille oynarken, amcığını garip bir iştahla emmeye başlamıştı. O anın vahşi enerjisi ikisini de sarıyor, nefesler kısa, kalp atışları hızlanıyordu. Elindeki kalın yumuşak yapılı yarak, ritmik hareketlerle elden ele geçiyor, hışırtılar ve iç çekişler odaya sinmişti. Her suck sesiyle beraber adamın kaslı bacağı hafifçe titriyor, derinlerdeki haz kıvılcımları bedenini sarmaya devam ediyordu.
Latin’in dilinin altından kayarak inen ısırıklar ve güçlü emmeler; adamın dayanma sınırını zorluyordu. Sıkı dişlerin hafif baskısıyla şehveti doruk noktaya çıkıyor, parmaklar sırtında geziniyordu. Sonra aniden pozisyon değişti; adam, arzuyla dolup taşan yarakla folloşun kıvrak kalçalarına doğru yaklaştı. Amcığın kenarlarını yavaşça açarak nazikçe içine soktuğu anda ikisi de derin bir ah çekti.
Yaraktaki sertlik amcığın içinde taht kurmuştu artık. Sıçrayarak girip çıkan adam, folloşunu tamamen teslim almış gibiydi; her dayamasıyla birlikte odayı inleten ahlar yükseliyor, tenleri birbirine sürtünüp kayganlaşıyordu. Latin’in nefes nefese kalan bedeni karşılık veriyor; amcığını sıkıca kavrayıp daha fazla kökleme istiyordu. Bu kimyasal patlama giderek artarken, adam da sertleşmesini kontrol etmekte zorlanıyordu; her hareket biraz daha derine işleyip folloşun amcığını sızlatıyordu.
Sonunda zirveye ulaştılar: Adamın kalbi göğsünden fırlayacak gibi atarken, tüm gücüyle son sert dayamasını yaptı ve üzerine boşaldı. Folloş ise bırakmadığı yaraktan akan sıcak sıvıyla boğulurcasına inilti attı; o an bütün bedenleri büyük bir tutku selinde erimişti. Birbirlerine sarılmış halde titreyen vücutları, sadece açlık değil aynı zamanda tamamlanmışlığı haykırıyordu; bu kirli seansın ardından başka hiçbir şeyin önemi kalmamıştı artık.
