Odaya yayılan karanlığın içinde, Valentina Nappi’nin bembeyaz teni siyah devin gölgesinde kayboluyordu. Kocaman kara yarak elindeki bütün ağırlığıyla onu bastırıyor, amcığını dişleriyle sıkar gibi kemerliyordu. Valentina’nın dudakları aralıktı, nefesi kesik kesik ama gözlerindeki ateş sönmüyordu. Her defasında kalçasını daha fazla kaldırıp o devasa kemiği içine çekmek için diri kaslarını zorluyor, amcığını ardına kadar açıyordu. Yarağının boyu ve kalınlığı karşısında titreyen o minicik amcık, alabildiğine esniyor, her kökleyişte içinin derinliklerine vuruyordu.

Adamın kara eli sıkıca belinden kavrayıp Valentina’yı hızla kendine doğru çekiyordu. O an hareket hızlandı; kalçalar sertçe çarpışıyor, yatakta çıngırak sesleri yükseliyordu. Valentina’nın inlemeleri deli dolu bir hal almıştı; boğazından çıkan acıtan bir iniltiydi bu, hem haz hem acının kıyısında dolaşıyordu. Kara yarak dışarı çıkarken amcık yavaş yavaş kendine gelmeye çalışıyordu ama adam geri girdiğinde tekrar sıkışıyor, o şiddetli dayama her izini bırakıyordu teninde.

Ağzını açıp soluğunu düzensiz şekilde veriyor, dilini hafifçe çıkararak o kara şöleni izliyordu. Elindeki nemli saçları tutkuyla çekip kafasını dik tutmaya çalışırken vücudu bıçak gibi bükülüyordu. Çatlak çatlak tene vuran ter damlaları parıldıyor, nefes alış verişler gürültülü bir orkestraya dönüşüyordu odada. Birkaç kere daha hızlıca kökledikten sonra adam bütün gücünü toplayıp Valentina’yı yerde çamur gibi sermişti.

Sonunda zirveye varırlarken bütün bedenlerde patlama yaşandı; Valentina’nın dar amcığı tam anlamıyla dolar dolmaz sarkmış kara yarak tüm boşluğunu sımsıkı doldurduğu hissiyle birlikte içeriye püskürüyordu. O an yüzündeki acı ve haz karışımı ifade donmuştu; kalçalarındaki kıvrımlar ritmik sallanırken son inlemeleri yankılanıyordu odada. Valentina bitkin ve memnun bir halde uzanmışken adam hala içeride sağlam tutuyordu onu; o muazzam geceyi ömür boyu unutmayacaklarının kanıtıydı bu kökleme…

Comments are closed.