Kimmy Olsen, bembeyaz teni ve altın sarısı saçlarıyla odanın tam ortasında duruyordu. Büyük, dolgun poposunu yana doğru kıvırırken, gözleri yerden hiç ayrılmıyordu; içindeki vahşi arzuyu saklamaya çalışsa da bedeni her hareketinde kıvranıyor, kokusu havayı kesiyordu. Dalga dalga yayılan oceansal kalçası, sertleşmiş yarak karşısında adeta kudurmuştu. Xander Corvus’un elini poposuna sertçe bastırdığı anda, Kimmy hafifçe iniltiyle karşılık verdi; içinde uyanan o deli istek kontrolden çıkıyordu artık.
Yanaklarından aşağı süzülen ter damlaları arasında, büyük göğüslerinin üstündeki küçük dövmeler titriyordu. Koridorun loş ışığında büyüyen şehvet, onların ritmini hızlandırdı. Götüne saplanan parmaklarının içinde acı ve zevk birbirine karışırken, o yumuşacık amcığını da unutmadan ellemesini sağladı. İnatçı nefes alışverişleri arasında “Daha sert… Daha derin…” diye hırıltılarla baştan çıkarıyordu adamını.
Xander yumruğunu sıkıp kalçaların arasına uzadı ve parmalarıyla Kimmy’nin amcığını avuçladı; salyalar ağız kenarından damlarken kadın başını geriye atıp kahkaha attı ama gözleri kaskatıydı: Burada bitmeyecekti bu sikiş! Orta yere çöküp kalçalarını iyice yaydı; büyük götü tüm ihtişamıyla oraya konuyordu şimdi. Yarağın sivri tepesi o koyu renkli katmanın arasında kaymaya başladı, kimseyi dinlemeyen tekmelere eşlik ediyordu.
Vücudu arka arkaya gelen her köklemede sarsılırken, Kimmy’nin ensesindeki damarlar belirginleşiyor; dili dudaklarının arasında geziniyor, akışkanlarını akıtıyordu inadına. Her inlemeyle birlikte Xander daha güçlü bastırıyor, kalçalarından tutup onu aşağı yukarı çekiştiriyordu. Kadının yüreği yerinden fırlayacak sandığı o anlarda bile bedeninin tamamını teslim ediyordu; gözlerindeki yangın söndürülemezdi artık.
“Beni yok et!” diye hıçkırarak bağırdı sonunda. Göğüslerinden fırlayan minik damlacıklar havada asılı kalmıştı sanki. Son bir kez daha amcığını sıkarak penisini kudurttuğu an geldiğinde kafasını geriye attı ve vajinasını delip geçen o iri yaratığın boşalmasını içine çekti – kendini tam anlamıyla kaybetmişti. Oda boğulacak gibi sıcaklaşırken gemin esiri olmuş bu iki beden yorgun ama mutlu bir hengamenin sonunda çöktü yan yana…
