Lola Rose, odaya adımını attığı anda doktorun gözleri onun küçük ve kıvrımlı bedenine kilitlendi. İpeksi kızıl saçları omuzlarından dökülürken, o daracık, tıraşlı amcığını sarkıtır şekilde diz çöktü. Doktorun uzun ve kalın kara yarakğını ağzına almasıyla ortam aniden buz kesmişti; derin bir folloş başladı, Lola’nın dilinin usta kıvrımları yarakğını sertçe kavrarken, boğazının derinliklerine kadar sokmaya çalışıyordu. Yarası ıslandıkça sesler yükseldi; adamın nefesi hızlanıyor, elleri Lola’nın kafa arkasında sıkıca dolaşıyordu.
Doktor onu kaldırıp masa üzerine yatırdı. Kırmızı saçları savrulurken, sıkı amcığı tüm çıplaklığıyla ortaya çıktı. Sertleşen kara yarakğını inceleyip fırlattı hemen içine. Lola hızlı hareketlerle köklediğini hissettikçe inlemeye başladı; her inleyişiyle amcığını daha da derinlere çekiyordu. Doggystyle pozisyonuna geçince, kızın küçük ama aptası bayağı sıkıydı. Adam hem yavaş hem şiddetli dayadı; sırtındaki kaslar gerilirken içeri girerken çıkan sesler odada yankılanıyordu.
Sonra doktor çevirdi onu tersine, kusursuz göğüslerini eline aldıktan sonra titreyen meme uçlarını avuçladı ve sertçe sıktı. Lola gözlerini kapatmış artık tamamen teslim olmuştu; vajinasının içi balgam gibi nemlenmişken adam iyice kabardı ve hatta titredi. Son hamlede aldığı darbeyle birlikte beyaz sıvısını kızı bardaktan boşalan sular gibi geniş amcığının içine boşalttı. Sigu sesiyle birlikte Lola karnına yayılan sıcaklığı hissetti; yüzünde utanç karışımı haz vardı.
Yalakçılık yapmayı seven o sert doktor son olarak dudaklarını kızın çene çizgisine sürttü, “Sen benim en pis doktoram olacaksın,” diye hırladı boğuk bir sesle. Lola ise sadece sırıtarak başını sallayıp işaret parmağıyla emdiği ısırılmış dudaklarını yaladı; yeni bir geceye hazırdı çünkü bu daha başlangıçtı…
