Sıcak ve sarkık kalçalarıyla karşında duran o fahişe gibi kadın, dört ayak üstünde duruyor. Sırtını hafifçe kambur yapmış, amcığı dışarıya doğru açılmış halde. Gözleri kendinden emin, ağzı aralık nefes nefese. O an içinde kopan fırtına, kulağına kadar yükseliyor; yarak diye bağıran içgüdün artık kontrolü bırakmaya hazır. Göğsünü yere yaslayıp kalçasını yukarı kaldırdığı anda, sen de hiç düşünmeden içine dalıyorsun. Sert ve keskin bir şekilde amcığını onun sıcacık deliğine sokar sokmaz, kadın minicik avuçlarını kalçalarına bastırıyor, seni daha da içine çekmeye zorlayarak inlemelerini artırıyor.
Senin sertliği onun içinde patladıkça, her kökleyişinle birlikte o deli yanaklardan akan ter damlaları üstüne düşüyor. Neredeyse çıldıracak gibi bağırıyor; boynundaki damarlar belirginleşmişken, sen arka arkaya vurdukça kalçaları ileri geri sallanıyor. Amcığın her girip çıkışında dibi dibine tutuşmuş dudaklarından çıkan fısıltılar “Daha hızlı kökle…” diye yalvarırken, sen de adeta dişlerini sıkarak bodrumdan gelen bir öfkeyle onu kırbaçlıyorsun. Karnın gerginleşen kasları ve titreyen bacakları arasında sıkışmış o küçük amcığa hükmetmekten zevk alıyorsun.
İnleme sesleri enseni yalayacak kadar yakınlaşınca gitgide dengeni kaybediyorsun. Ama durmak yok; kafanı omzuna gömüp tüm kinini kusarken kadının üzerine bam bam vuruyorsun. Kalçasını iyice yukarı kaldırdı; amcığı derinlere çekip çatlatıyorsun resmen. Son turne geldiğinde bedenindeki bütün sancılar seni zorluyor ama gösterdiğin şiddetle kızın da vücudu tamamen kabuk değiştiriyor: Acıyla karışık tatlı bir azgınlıkla çığlık atıyor, kalçalarını salla salla önüne diziliyor.
Sonunda kendini salıyorsun ağır ağır; içindeki harcı kızın kuyusuna boşaltırken onun tavana vuran yüksek çığlıkları ile beraber dudaklarından çıkan kesin “Aman baba…” sözü kulaklarında çınlıyor. İki beden şimdi birbirine yapışmış, kan ter içinde kalmış halde yerde serili yatıyorlar; amcık ve yaramızdaki bu kirli dans tam anlamıyla bitmiş oluyor…
