Kiara Cole, incecik bedeniyle odaya girdiğinde gözler hemen üzerine çakıldı. Henüz 18’inde olmasına rağmen bedenindeki gençlik ve açlıktan kırılıyordu; cildi pürüzsüz, amcığı sıkı ve beklemeye hazırdı. İlk bakışta masum görünse de gözlerinde sakladığı kirli arzular çoktan kıvılcımlanmıştı. Adamın sert bakışları altında yavaşça soyunmaya başladı; tişörtü kalktıkça dikleşen yarak dikkatlerinden kaçmadı.
Küçük göğüsleri hafifçe dalgalandı, parmaklarıyla amcığını okşayan adama doğru yavaşça eğildi. Dudaklarını yarrağın dibine bastırıp emişi arttıkça hırıltılar yükseldi ortamda. Kiara’nın boğazına kadar inen sıcak saksoyu tek bir sorunsuz hareketle yutması bir işaretti artık; o sadece oral tatmin istemiyordu, avuçlar kızarmaya başlamıştı bile. Yumuşacık elinin başıyla sertleşen urganı devamlı kavrıyor, kızağına sürtüyor, kokusunu içine çekiyordu.
İlk dokunuşlarda biraz utangaç görünse de adam yavaş yavaş kontrolü eline aldı; omuzlarından kaldırıp yatağa yatırdı onu. Çıplak vücudu ışıkta parıldarken Kiara’nın amcığı da şehvetten kabarmıştı artık. Yarağı sırtına dayayıp sertçe içeri girdiğinde genç kızın yüzündeki acı-azap karışımı ifade değişti; dudakları aralandı, nefesi kesildi ama geri çekilmedi. Dayama hareketleriyle içerideki yanıt artıyor, her kökleyişte amcığında hissedilen yanıcı sıcaklık daha da büyüyordu.
Sikişi hızlandırdığında Kiara’nın belindeki kaslar gerildi, kalçasını dikene doğru itiyordu sanki haykırarak “Daha!” diyormuş gibi… Aldığı her nefes derinleşirken karnının alt kısmında yoğun bir kramp gibi biriken hazla titremeler başladı bedeninde. Sonunda adamın yumruğu belinden kavrayıp daha da şiddetli köklüyor olması kızın son savunma hattını çökertti: Amcığından çıkan inleme ve hıçkırıkları odanın duvarlarına çarpıp yankılanıyordu.
Büyük final yaklaşırken ikisi de kendini kaybedip aynı anda boşaldılar; Kiara’nın amcığı daralıp kasılırken adamın acayip yumruğu patlayıp beyaz sıvılar vücuda yapıştı. O an zamansız dondu; hayatındaki ilk sert sikişte hem acıyı hem zevki iliklerine kadar hissetmişti. Kirli soluklar ve terler içinde eşsiz bir köklemenin ardından sessizlik çöktü; ama iki beden hala birbirinden ayrılamıyordu.
