Keira Croft’un kızıl saçları cama vuran ışıkla parıldarken, oynaşmadan çok daha sert bir şeyi bekliyordu. Sanki içine işleyecek, tepeden tırnağa dağıtacak bir kökleme arzusu vardı. Vücudu kasılıp gevşerken, sırtını yasladığı koltuk derisi altında amcığı gerilmiş, açılmaya hazır haldeydi; sadece doğru darbeyi bekliyordu. Karşısında dikilen adamın elindeki sertlik ve gözlerindeki açlık onu delice ateşledi; amcığını yırtarcasına patlatmak için sabırsızlanıyordu.
Adamın elleri dizlerinden yukarılara kayıp kalçalarını sıktığında, Keira’nın içindeki ateş daha da büyüdü. Gözleri kısılarak ağzından çıkan kesik nefesler arasında “Hadi kökle beni” dercesine baktı. O an geldiğinde adamın deliği bulmasıyla beraber acı ve zevk karışımı bir his dalga dalga yayıldı içinde. Derin derin sokulurken, Keira’nın bağırışları evin dört bir yanını doldurdu; her darbe kalçalarını şiddetle yere vuruyor, amcığını zonklatıyordu.
Sikiş o kadar sertti ki, Keira amcığı öyle bir genişledi ki artık içine girip çıkmak yetmiyor, adeta parçalıyorlardı onu. Hırıltılarla ve inlemelerle dolu sesleri birbirine karışırken adam üstüne abanıyor, kalçasını yerden kesip hızla dayayıp duruyordu. Her köklemeyle birlikte gelişen acının verdiği garip tatlılık yüzünde kırık bir tebessüm bırakıyordu. Yarağını güçlü penisin içinde hissediyor, her hareketiyle daha çok infilak ediyordu.
Sonunda kontrol tamamen elinden kaydı; bedeninin her kıvrımı orgazmın şiddetiyle titrerken amcığından dışarıya patlayan sıvılar aralıksız akmaya başladı. Adam sertçe son kez indirdiği darbeyle birlikte kendini boşaltırken Keira’nın ciğerlerine kadar inleyen çığlıkları evi sarmıştı. O gece Keira Croft’un deli gömleğini giymiş o kara deliğe yaptığı bu hardcore sapıklık unutulmazdı; içine işlemişti hem acısıyla hem de zevkiyle.
