Gölgelerin altında parıldayan havuz kenarında, vücut yağlı ve parlak bir şekilde güneşin altında yanıyordu. Asyalı folloş, üzerinde o daracık slingshot bikinisiyle adeta hile yapar gibi cazibesini sergiliyordu. Gözlerini havuzun kenarındaki adamın kaslı bedeninden çekmiyordu; içindeki açlığı, kontrol edilemez isteği saklaması imkânsızdı. Adam da boş durmuyordu; kaygan terler içinde kalan elleri, onun o dar ve ıslak çırcır amcığını hissetmek için can atıyordu.
Birdenbire yaklaştı ona. Parmakları incecik bikini iplerine takıldı ve sertçe çekti, kıyafetin minimumunu daha da az gösterdi. O an her şey hızlandı; havuzun yeşilimsi soğuk suyunda bile hava sıcaklığından daha çok ısınıyorlardı. Asyalı kızın dili sertçe adamın yumuşayan yarığını yaladı, dudaklarının arasına çektiği anlarda gözleri karardı. Ağzında bırakmış olduğu o yoğun basınç, adamı delirtti. Yarak sanki ağzında eriyip gidiyormuş gibi hissetti; her folloş emişte boğazına kadar inmekten çekinmedi.
Havuzun kenarında ayakta duran adam artık sabrını kaybetmişti. Kollarıyla kızın belini kavrayıp kendine doğru çektiğinde, gövdesi sırtına yapıştı; aralarındaki fark yok olmuştu. O terli elini oradan oraya gezdirirken, minik amcığı iyice açılıyordu onun için—sesler yükselmeye başladı: kıza ait fısıltılarla dolu tutulmuş nefesler ve adamın keskin iniltileri birbirine karıştı. Kız birden yere çöktü, ellerini adamın uyluklarına geçirdi; o kalın kök üstünde yavaşça tırmandı ama bu sadece girişti.
Islak şehvetle birbirlerine sarılmışken, adam sertçe kalktı yerden ve onu havuzun kenarına dayadı. Parlak yağlar vücutlarından süzülürken, kızın küçük deliğine ağır ağır girmeye başladı—o daralmanın verdiği acıyla birlikte çığlıklarını tutamadı. Sert hareketlerle birleşmelerin ritmi yükseldi; her kökleme dalgasında kız adeta yenileniyor, içine dolan o kalınca yaraktan zevk alıyordu. Son kez derin bir inleme koptuğunda adam üstüne boşaldı; yağlı tenlerin üstünde akan sıcak spermin kokusu arasında salındılar.
Orada, o daracık bikinili Asyalının yağ içinde kalan vücudunun üzerinde serap gibi kayıyorlardı; birbirlerinin ağızlarında tatlanmış kirli arzularla dayanılmaz bir geceye kilitlenmişlerdi.
