Önceleri utangaç ama alttan alta coşkun bir arzuyla dolu olan o ince yapılı Asyalı folloş, gözlerini kıpırdatmadan adamın sert bakışlarına teslim olmuştu. Her adımında içten bir isyan ve suskun bir istek barındıran bu sahnede, adamın elleri onun narin bedenini keşfederken parmakları amcığının kıvrımlarına değiyor, onu çıldırtacak kadar hassas hareketlerle ovuyordu. Yumuşacık tenin üstünde gezinen bu dokunuşlar, kadının can damarlarını uyandırmış, nefesini kesen bir sıcaklık yaratmıştı.

Adamın gövdesi üzerindeki ağırlığı artarken, kalın yalağını amcığın içine sokuverdi. Sanki yılların bastırılmış kiniyle damarı patlayacakmışçasına sert ve acımasızdı her hamle. Kadın zorlanıyor, ama aynı zamanda derinlerde gizlediği kirli zevkleriyle bu dayamaya karşı koymuyordu; amcığını yakalayıp göğsüne doğru çekiyor, yarak dien uzunca bir süre boyunca inliyordu. Adamın köklüğü amcığın dar boşluğuna giriş yaptığı anda çıkan ıslık gibi sesi boğuklaştırıyor, odadaki hava neredeyse elektrikle dolmuş gibiydi.

Şimdi ard arda gelen saplamalarla her defasında daha derine yerleşirken kadın vücudundaki titremeler kontrol dışına çıkıyordu. Bedeninin her hücresi erkeğin sertliğiyle dans ederken dudaklarından kaçan ahlar yavaş yavaş fısıltılara dönüşüyordu: “Daha hızlı… kökle beni… dayanılmaz oluyorum…” diye yalvardığında, adam bunun teşvik olduğunu anlıyor ve ritmini iyice hızlandırıyordu. Elindeki kumanda ona hükmederken sesler yükseliyor, kadının amcıktan gelen nem kokusu havayı dolduruyordu.

Baskıyla birlikte gelen çılgınca iniltiler arasında adam son hamlesini vuruyor; tüm gücüyle kökleyip içinden şarıl şarıl boşalıyor. Kadının vücudu bilinçsizce geriliyor, titreyerek bırakıyordu bu ilk büyük orgazmını. O an ne utanç kalıyor ne de geri dönüş; sadece acımasızca yaşanan yoğunluk ve bitmek bilmeyen haz dalgaları vardı. Amcıktaki ısısını hissedip derin nefes aldıktan sonra bile ikisi birbirinden kopmamak için sıkıca sarılıyordu; sikiş burada bitmemişti daha yolun başındaydılar çünkü…

Comments are closed.