Karanlık odanın loş ışığı altında, gerçek bir Desi kamini ablanın ateşli bakışlarıyla başlayan oyun, her an daha da çıldırtıcı bir hâl alıyordu. Yumuşak krep kumaşından sıyrılan incecik sareesinin altından süzülen teni, kıvrımları ayan beyan ortadaydı. O an, içimdeki yaramazlığı bastıramayıp sertçe bedenine yapıştım; dudaklarım boynunda gezip, dişlerim hafifçe ısırırken ciğerlerimiz tutuştu. Kamini’nin nefesi hızlanıyor, amcığını bacak arasımdan sıkıca kavrıyordu.

Az sonra yere yatırıp kalçalarından tuttum; o daracık amcıkta parmaklarımı gezdirirken onun acıyla karışık inleyişleri beni delirtti. Sadece basit bir oyundan çok daha fazlası vardı; tutkuyla kaynamış bedenlerimiz birbirini yakıyor, kamınağını saksoğum gibi açıyordum. Çok geçmeden dikleşen yarakla üstüne çıktım, yavaş yavaş içine girmeye başladım. İlk başta hafif bir direnme… ama o anın içinde teslimiyet ve çılgın istekle bacaklarını sardı belime.

Göğüslerinin titremesiyle birlikte sertleşen kökümü iyice derinleştirdim amcığına; her itilmede bağırarak itekliyordu beni daha da güçlüye. Kamini abla artık tam anlamıyla aldatılmıştı, ben de onu acıyla karışık zevke sürüklüyordum. Tükürüğüm boğazımda düğümlenirken, damarlarda kan ve ateş dolaşıyor; hem kendimi hem onun bedenini çılgınca kullanıyordum.

Son darbeyi vurduğumda o delicesine ayaklarını açıp bağırdı; amcığımdan çıkan tokluk hışırtısıyla birlikte sesleri sedasız geceye karıştı. Kirli terlerle kaplı yüzümüzde tatlı bir yorgunluk var ama gözlerde hala tutku yanıyor. O an biliyordum ki bu sakso ve sikiş hikayesi daha yeni başlıyordu…

Comments are closed.